İstanbul’da bugün hava ne kadar da güzeldi değil mi! Ev sıcaklığı her zaman daha iyidir fakat saat öğlen beş gibi dayanamayıp kendimi dışarı attım. Gidip biraz alışveriş yaptım ev için. Ekmek, su, kek.
Apartmandan çıktığımda öyle mutlu oldum ki çok tarifsizdi gerçekten. Ağzım kulaklarımda zıplaya zıplaya yürüdüm. Kayma tehlikesini umursamadım; gözü kara mutluydum çünkü. Bir ara bir ağacın gövdesine dahi sarıldım. Sıkı sıkı sarılıp: “Ne yapıyorsun lan, iyi misin? Eheh ehe. Çok tatlısın.” deyip yoluma devam ettim.
Elimde su, kek ve su ile ilerlerken kendimin bir fotoğrafını çekeyim dedim. Çektim. Aha işte sol tarafta. Bir süre öyle kalsın. Bu arada fotoğrafı çekmeden evvel Göktuğ aradı birazcık konuştuk.
Ya hu kar ne güzel şey. Bir de şu var: Pencerenin önündeki mermerin üstünde birikmiş karlarla biraz oynadıktan sonra elimi kalorifere koyarım; bu benim için orgazmdır.
Her neyse işte, çıkın eğlenin güzel insanlar.



4